15 Mayıs 2022 Pazar

Macaristan'ın İlk Kadın Cumhurbaşkanı: Katalin Éva Novák

Katalin Éva Novák, 06 Eylül 1977 tarihinde Macaristan'ın Szeged şehrinde dünyaya geldi. 2022 Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nde Macaristan'ın cumhurbaşkanı seçilmiştir. Novák, Macaristan'da cumhurbaşkanlığı görevine gelen ilk kadın ve 44 yaşında göreve başlayarak Macaristan tarihinin en genç cumhurbaşkanıdır. Fidesz Partisi'nin bir üyesi olan Novák, ayrıca 2018'den 2022'ye kadar Ulusal Meclis üyesi ve 2020'den 2021'e kadar 4. Orbán Hükûmeti'nde Aile İşleri Bakanı olarak görev yaptı.

Katalin Éva Novak

Eğitim
Novák, orta öğrenimini 1996 yılında Szeged'teki Ságvári Endre Lisesi'nde tamamladıktan sonra Budapeşte Corvinus Üniversitesinde ekonomi ve Szeged Üniversitesinde hukuk okudu. Öğrenciyken, ayrıca Paris Nanterre Üniversitesinde eğitim gördü. Novák, Fransızca, İngilizce ve Almanca bilmektedir.


Kariyer
Novák, 2001 yılında Dışişleri Bakanlığında çalışarak Avrupa Birliği ve Avrupa konularında uzmanlaşmaya başladı. 2010 yılında bakanlık danışmanı oldu ve 2012 yılında İnsan Kaynakları Bakanlığı Kabine Başkanı olarak atandı.

2014 yılında İnsani Kapasiteler Bakanlığında Aile ve Gençlik İşlerinden Sorumlu Devlet Sekreteri oldu. ve Ekim 2020'den Aralık 2021'e kadar Aile İşleri Bakanı olarak görev yaptı.

2017 ve 2021 yılları arasında Fidesz Partisi'nin Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.

21 Aralık 2021'de Başbakan Viktor Orbán, Novák'ın 2022 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Fidesz Partisi'nin adayı olacağını açıkladı. 10 Mart 2022'de Ulusal Meclis'te 188 oydan 137'sini kazandı.

Novák, 10 Mayıs 2022 tarihinde Macaristan'ın en genç ve ilk kadın cumhurbaşkanı olarak göreve başladı.

Novak, 2023-2024 Eğitim-Öğretim dönemi açılışında...

Kişisel Hayat
Katalin Novák, evli ve üç çocuk annesidir. Eşi ekonomist István Veres, Macaristan Ulusal Bankası'nda (MNB) Finansal Piyasa ve Döviz Piyasası Müdürlüğünün direktörüdür.

22 Şubat 2022 Salı

Medikal 2000 başarısını Macaristan’da gösterecek

Medikal 2000, 27 bin metrekare alan üzerine kurulu olan üretim tesisinde üretmiş olduğu ürünleri dünyanın birçok ülkesine ihraç eden ve adından oldukça söz ettiriyor. Sağlık ürünleri sektörünün ilk ve öncü kuruluşlarından olan, tıbbi cihaz sektöründe uluslararası alandaki en güncel ve gelişmiş uygulamaları izleyerek, üst düzey kalite standartlarında üretimi, satış sonrası etkin hizmet sunmayı ve sektördeki yeniliklere öncülük etmeyi amaç edilen Medikal 2000 Tıbbi Cihazlar ve İleri Teknoloji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Macaristan Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen 6 bin adet etejer ihalesini Macaristan’da faaliyet gösteren Dogu Global Medical firması ortak girişimi ile kazanarak bir ilke imza attı.

Medikal 2000 Firması

Sağlık sektörü firmalarının pandemi sektöründe gösterdiği başarı sebebiyle Türk ürünlerine yoğun bir talep olduğunu ifade eden Dogu Global Medical Firma Sahibi Ömer Faruk Yalsız, “Özellikle pandemi sürecinde Türk ürünlerine olan yoğun talepten ötürü Türkiye’de üretilen ürünlere olan talebin ve güven her geçen gün artıyor. Macaristan ile Türkiye arasında ticaret hacmi özellikle sağlık alanında yukarı yönlü bir ivme kazandırıldı. Medikal 2000 ürünleri ile Macaristan’da yakaladığımız başarıyı yeni projelerle de devam ettirmek istiyoruz” dedi.

Doğu Global Medikal Firma Sahibi Ömer Faruk Yalsız

Medikal 2000 Firması Üretim Tesisi

8 Ocak 2022 Cumartesi

Hungarikum: Macar Grisi ya da Macar Bozkır Sığırı

Macar Bozkır Sığırı olarak da bilinen Macar Grisi (Macarca: Magyar Szürke), Macaristan'a özgü eski bir evcil sığır cinsidir.
Macar Grisi

Macar Grisi cins olarak Podolik sığır grubuna aittir ve geniş meralara iyi adapte olabilme özelliğine sahiptir.


Tarihi

Macar Grisi, Macar ovalarına muhtemelen 9. yüzyıldaki Macarların göçü ile geldi. Orta Çağ'da ve erken modern zamanlarda, bir yük hayvanı olarak kullanıldı. 1861 yılından itibaren erken olgunluk ve sığır eti kalitesi için yetiştirildi ve Avrupa pazarlarına canlı et olarak sürülmeye başlandı.

Aniko Gergely'nin "Culinaria Macaristan"da yazdığına göre, sığırlar Hortobágy Ovası’ndan haydutlar tarafından sürüldü.

Günümüzde Macar Gri Sığırları, Hortobágy Ulusal Parkı ve diğer Macar milli parklarında ağırlıklı olarak turistik yerlerde görülmektedir. Küçük sürüler halinde Batı Macaristan’da birkaç yerde de yaşamaktadırlar.

Bu sürüler, daha yüksek düzeyde yetiştirilmiş sığır türlerini etkileyen sığır hastalıklarına karşı bildirilen dirençleri nedeniyle gen bankası olarak hizmet etmektedir. 1975 yılında iki sürüde yalnızca 300 adet Macar Grisi kalmıştı. O yıldan beri sayıları arttı. Sığır sayısındaki toparlanma kısmen Macar hükümeti tarafından ortaya konan kriyo-koruma çabalarından kaynaklanmaktadır.

Karakteristik Özellikleri

Macar Gri Sığırları sağlam, narin ve uzundur. Boğalar 145 ila 155 cm yüksekliğe ve 800 ila 900 kg ağırlığa, inekler 135 ila 140 cm ve 500 ila 600 kg ağırlığa ulaşır. Geleneksel olarak hem yük hayvanları hem de et için kullanıldılar. Renk gümüşi beyazdan kül grisine kadar değişir. Diğer Podolik ırklarda olduğu gibi, buzağılar kırmızımsı doğar ve yaklaşık altı aylıkken renkleri griye döner. Macar Gri Sığırları sağlam, kolay buzağılayan ve uzun ömürlüdür. Boynuzları yukarı doğru yönlendirilmiş, uzun ve kavislidir. Macar Grisi, 2015 yılından itibaren Hungarikum'dur.

28 Kasım 2021 Pazar

Türkiye'yi Çok Seven Bir Macar: Edina Szabó

"Türkiye'yi Çok Seven Macarlar" serisine değerli arkadaşım Edina Szabó ile devam ediyorum. Serinin 2. röportajını kendisi ile yapmak istediğimde çok mutlu oldu ve hemen kabul etti. Kendisini yaklaşık 2 yıldır tanıyorum. Türkiye'yi ve Türk Kültürünü çok seven bir Macar diyebilirim. Ayrıca Türkiye'de 13 yıl yaşadı. Edina ile Budapeşte'de Tuna nehri üzerinde bulunan, Parlamento Binası manzaralı bir gemi kafede keyifli bir röportaj gerçekleştirdim. Keyifli okumalar dilerim.

Edina Szabó ile olan röportajımdan bir kare...

Türkiye ile olan serüven tam olarak ne zaman başladı?
Benim annem 1980'li yıllarda Türkiye'ye sık sık gidiyordu. Oradan hep alışveriş yapıyordu. 25 sene boyunca bu işi yaptı. Ben daha çocukken, 12 yaşındayken ilk defa Türkiye'ye gittim. Annem beni ve kız kardeşimi hemen hemen her yaz Türkiye'ye götürüyordu. Macaristan'a dönerken bize yeni kıyafetler, okul çantası alıyordu ve biz okula başlıyorduk. Açıkçası çocukken Türkiye'ye çok beğenmedim. Tam tersine kız kardeşim ise çok beğeniyordu. Kız kardeşim Türk kültürünü sevmeye başladı. Türkçe öğrenmeye başladı. Daha sonra Türkiye'ye taşındı ve NTV kanalında işe girdi. Kız kardeşim ve ben gazeteciyiz ve Macaristan'da RTL Klub televizyon kanalında çalışıyorduk. Kız kardeşim NTV'de spor servisinde çalıştı. Fatih Terim'le röportaj yaptı. Terim'in bizzat tanıdığı bir kişiydi. Kız kardeşim İstanbul'da tek yaşıyordu. Defalarca beni İstanbul'a çağırdı. Gitmek istemedim. Çok ısrar etti ve sonunda 1 aylığına Türkiye'ye gidip denemeye karar verdim. O 1 ay 13 yıl sürdü. 13 yıl Türkiye'de yaşadım. Kız kardeşimle 8 yıl beraber yaşadım. 

Edina Szabó ile kız kardeşi Veronika Szabó

Kız kardeşim daha sonra Macaristan'a geri döndü. Ben ise İngilizce öğretmenliği yapmaya başladım. Türkçe'yi hiç bilmiyordum. Öğrencilerimden Türkçe ile ilgili çok şey öğrendim. Onların yardımı büyüktü. O dönem kız kardeşim bir tane Türk dizisi seçmemi ve bu dizi sayesinde Türkçemi ilerleteceğimi söyledi. O dönem oldukça popüler olan "Aşk-ı Memnu" dizisini seçtim. Diziyi çok dikkatli bir biçimde izliyordum. Diziden öğrendiğim Türkçe kelimeleri Türk arkadaşlarıma söylüyordum ve ufak ufak anlaşılmaya başlamıştım. Bu beni çok mutlu etti. Doğru yolda olduğumu düşündüm.

Edina Szabó

Bir öğrencim vasıtasıyla Post Media isimli şirkette işe başladım. Türkiye'nin büyük firmalarına reklam üzerine danışmanlık yaptım. CarrefourSA gibi şirketlerde reklam üzerine çalışmalar yaptık. Çok başarılı oldum. Genel Müdürümüz Aylin Bahar'dı. Bana çok güvendi. Sen bu işi başaracaksın dedi. 2 yıl orada çalıştım fakat firma maalesef kapandı. Daha sonra Albaraka Bank ile çalıştım. Bankanın Türkiye'deki tüm şubelerini standart hale getirdik ve orada da reklam çalışmalarında bulundum. Genel koordinatörlük görevinde bulundum. Belli bir süre işsiz kaldığım için Ocak 2017'de Macaristan'a geri taşındım. 1 ay kalabildim ülkemde. Şimdiki eşimle o dönem konuşmaya yeni başlamıştık ve iyice düşündüm ben bu çocukla oturmak ve konuşmak istiyorum dedim. İstanbul'a geri döndüm. Mayıs 2017'te evlilik teklif etti. 2018 yılında da evlendik. İstanbul'da yaşadık. 2018 yılında Budapeşte'de düzenlenen Türk-Macar İş Forumu'na katıldım. O forumda bizzat Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile tanışma fırsatı buldum. Bu tanışma benim için büyük bir onur kaynağı oldu. Gürcan Partners'de Bedrettin Gürcan ile yakın çalışıyorum. Ağustos 2021 itibariyle Macaristan'a geri taşındım ve Szentendre'de bir ortaokulda İngilizce öğretmeni olarak çalışıyorum. Eşim şuan İstanbul'da kaldı ama o da tatillerde Macaristan'a gelecek. Önümüzdeki dönem Türk-Macar ilişkileri ile ilgili işler yapmak istiyorum. İki ülke arasındaki özellikle son dönemde gelişen yakın ilişki beni oldukça mutlu ediyor.

Edina Szabó sunum yaparken...

Türkiye'de Hangi Şehirleri Ziyaret Ettin?
13 yılın çoğunu İstanbul'da geçirdim. Onun haricinde Fethiye, Balıkesir ve Bandırma'ya gittim. İş için defalarca Ankara'ya gittim. Eğitim ve konferans için Antalya'ya gittim. Bu şehirler arasında en çok Balıkesir'i beğendim diyebilirim. Hatta İstanbul'da yaşamamış olsaydım, Balıkesir ve Bandırma'da yaşamak isterdim. Balıkesir'de kendimi Macaristan'daymış gibi hissettim. İnanılmaz sıcak hissettim orada kendimi. Ayvalık'ı da çok beğendimi söyleyebilirim. Ayvalık'ta 3 tane çok sevdiğim arkadaşım var. Çok modern insanlar. Dalyan Tatlısu da doğasıyla müthiş bir yer.

Edina Szabó ve eşi Tuna Gümüşbay

Türkiye ve Türk Kültürü Hakkında En Çok Sevdiğin Şeyler Nelerdir?
Türkiye benim 2. vatanım. Bunu çok net bir biçimde söyleyebilirim. 13 yılımı orada geçirdim. Türkiye'de en çok sevdiğim konu Ramazan ayı diyebilirim. İnsanlar oruç tutuyor, iftarını yapıyor. Buna çok saygı duyuyorum. Ben de saygımdan 1 gün oruç tuttum. Akşama doğru huzur doldum diyebilirim. Çok değişik bir duygu. Türkiye'yi ve Türk insanını çok seviyorum. Çok sıcakkanlılar ve güleryüzlüler. Ayrıca çok misafirperverler. Türk yemeklerinden en çok hünkar beğendiyi seviyorum. Anadolu Mutfağı'nı çok seviyorum. İstanbul'da Çanak isimli Anadolu yemekleri yapan bir restoran var. Oranın müdavimiyim. Çorbalarınız bir harika. Yoğurtlu çorba, mercimek çorbası, yuvalama çorbasına bayılıyorum. Türklerde sevmediğim tek özellik yapacak bir şey yok demeleri. Her durumda, her şartta mutlaka yapacak bir şey vardır. Buna yürekten inanan bir insanım. Türklerde değiştirmek istediğim tek özellik bu olurdu. Türkiye'de pandemi sürecinde ben de maalesef korona oldum. Türkiye bana çok iyi baktı. Evime kadar ilaç getirdiler. Hastalık sürecinde benimle çok ilgilendiler. Ben böyle bir şey hayatımda görmedim. Türkiye'yi çok takdir ediyorum. Türkiye ve Macaristan'ın Türk Devletleri Teşkilatı'nda beraber yer almasından çok mutluyum. Bu iki ülke arasında daha yapacak çok şey var. İki ülke arasındaki yakın ilişki oldukça önemli.

Edina Szabó çok sevdiği Türk arkadaşlarıyla birlikte...

Son olarak söylemek istediklerin nelerdir?
Öncelikle bu röportaj için sana çok teşekkür ederim. İyi ki varsın! Senin sosyal medyada Macaristan, Macar tarihi ve kültürü ile ilgili yaptığın paylaşımları çok beğeniyorum ve hemen ben de onları seni etiketleyerek paylaşıyorum. Macaristan ile ilgili çok şey biliyorsun ve bunları paylaşman çok güzel. Türklere, Macaristan'ı, Macar tarihini ve kültürünü tanıtıyorsun. Seni çok takdir ediyorum. Hatta şuan çalıştığım okulda öğretmenlere senin paylaşımlarını gösteriyor ve böyle biri var Macaristan'ı tanıtıyor diyorum. Bu konuda bir Macar olarak sana minnettarım.

3 Ekim 2021 Pazar

Türkiye Aşığı Bir Macar: Berta Barlovics

"Türkiye ve Türk Kültürünü çok seven Macarlar" serisine değerli dostum Berta Barlovics ile başlıyorum. Kendisini 4 yıldır tanıyorum ve gerçekten Türkiye'yi ve Türk Kültürünü çok seven bir Macar. Berta ile Türk kahvesi eşliğinde keyifli bir röportaj gerçekleştirdim. Keyifli okumalar dilerim.


Türkiye sevdası tam olarak ne zaman başladı?
Daha küçük bir çocukken başladı. Türk masallarını dinledim. Macaristan'da okul çağındaki çocuklar için zorunlu bir kitap olan "Eğri Yıldızları"nda Türklerden sık sık bahsedilir. Bu kitabı 1 günde bitirdim. Türkiye ve Türk kültürüne olan ilgim daha okul çağlarında başlamıştı. Biraz daha büyüyünce Türkiye ve Türklerle ilgili daha çok araştırmaya başladım. Okul çağımda Türkiye ve Türk kültürü hakkında yazılan Macarca kaynakları okumak için kütüphanelere gidiyordum. Çünkü o dönemlerde bu konuyla ilgili kitaplar çok az sayıdaydı ve onlara da ulaşmak zordu. Hayatım boyunca Türk sanatına ilgi duydum. Seramik, halılar, resim ve Türk müziğine çok büyük ilgi duydum ve hala da duymaya devam ediyorum. Lisedeyken kendi kendime Türkçe öğrenmeye başladım. Okuldayken tenefüslerde tahtaya Türkiye ile ilgili Türkçe notlar yazıyor ve ay yıldız çiziyordum. Daha sonra tenefüs bitip öğretmen sınıfa geldiğinde yine bunları Berta yazdı değil mi diye takılıyordu :) Aslında bu durumu öğretmenlerim de takdir ediyordu. Bu konuda çok anlayışlı davrandılar. Eğer başka bir okulda okusaydım bu konuda bu kadar anlayış gösterilmezdi. Buda tarafında çok kaliteli bir okulda öğrenim gördüm. Dil öğrenmeye de çok önem veriyordum. Macar dili derslerinde de hep yüksek notlar alıyordum. Öğretmenlerim bu başarımla çok gurur duyuyorlardı. 14 yaşından beri hem okula gittim hem de çalışma hayatına ufaktan başladım. Kurumlarla, iş insanlarıyla çok değerli arkadaşlıklar kurdum. Hayatımda ilk defa 2010 yılında Türkiye'ye gittim. Senelerdir 1-2 ayda bir Türkiye'ye seyahat ediyorum. Türkiye ve Türk kültürü benim için bir tutku. Türkiye'ye her gittiğimde kendi ülkeme gidiyormuşum gibi hissediyorum. Macaristan'ta olduğum zaman Türkiye'yi, Türkiye'de olduğum zaman ise Macaristan'ı özlüyorum. Her iki ülkede benim için kendi vatanım. Aralarında hiç bir fark yok.


Türkiye'de En Çok Nerelere Gittin?
En çok İstanbul'a gittim. İstanbul'u ayrı seviyorum. Hala da sürekli ilk gittiğim şehir İstanbul. İkinci olarak Kapadokya'ya gittim. Orayı çok seviyorum. Kafa dinlemeye ve dinlemeye Kapadokya'ya gidiyorum. Dinlenme açısından Türkiye'de en güzel yerlerden biri. Kapadokya, peri bacaları ve mağaralarıyla çok muhteşem bir yer. Dünyayı unuttuğum iki noktadan biri. Venedik de öyleydi mesela. Zaten Venedik'te hissettiğim duyguların aynısını Kapadokya'da hissettim. Üçüncü olarak tatil için Antalya'ya gittim. Antalya'yı da çok seviyorum. Plajlarıyla, deniziyle, antik kentleriyle, şelaleleriyle ve huzuruyla tam bir tatil şehri. Seni de 2019 yılında Antalya'da ziyaret etmiştim. 2020 yılında 3 ay Antalya'da kaldım. Alanya'ya da gittim. Orası da gerçekten çok güzeldi. Bunların haricinde İzmir, Denizli, Pamukkale ve Konya'yı ziyaret ettim.

Berta Barlovics İstanbul'da

Türkiye ve Türk Kültürü Hakkında En Çok Sevdiğin Şeyler Nelerdir?
Türk insanı çok misafirperver. Kalbi temiz ve iyi niyetli çok sayıda Türk tanıyorum. Türkiye'nin doğası çok güzel. Dünyada bunun başka bir örneği yok. Türk mutfağına da ayrıca değinmek istiyorum. Türk yemeklerini çok seviyorum. İskender Kebabını ayrı seviyorum. Kendim de Türk yemekleri yapıyorum. Yaprak sarması, biber dolması ve imam bayıldıyı çok yapıyorum. İskender kebabını evde kendim yapabiliyorum. Ailemi ve arkadaşlarımı da bu güzel yemeklere alıştırdım. Çevreme de bu yemeklerden sık sık yapıyorum.
Türkiye'de en çok sevdiğim şeylerden biri de sanat. Müzeleriyle, sanat eserleriyle beni çok etkiliyor Türkiye. Halılara bayılıyorum. Türk Sanat Müziği'ni çok seviyorum. Resim yaparken bana ilham veriyor.

Berta Barlovics Budapeşte'de...

Macaristan'daki Türklerin çoğu seni tanıyor. Ya işle ilgili ya da yardım ettiğin konularla ilgili. Bu süreç nasıl şekillendi?
Şimdiye kadar çok iyi, çok temiz kalpli, yardımsever, misafirperver, değerli Türk insanları tanıma fırsatım oldu. Çok gezen bir insanım. Çok ülke gezdim. Türkler gibi değerli insanlarla başka bir ülkede karşılaşmadım. Türk insanını kendi insanımız kadar yakın hissediyorum. Türkiye'de insanlardan hep iyilik gördüğüm ve beni hep iyi hissettirdikleri için ben de Macaristan'da yaşayan Türklere elimden geldiğince her zaman yardımcı olmaya ve danışmanlık yapmaya çalışıyorum. 10 seneye yakındır bu durum böyle. Bu şekilde oluştu. Benim için bu konu çok önemli. Çok emeğim var bu konuda. Benim Türkiye'de hissettiğim gibi ülkeme gelen Türklerin de burada iyi hissetmelerini, zorluk yaşamamaları için çabalıyorum. Çünkü buraya gelmek, burada iş kurmak ve yaşamak kolay olmuyor. Bürokratik ve finans işlerine hakim olduğum için tecrübelerimi ve bildiklerimi buradaki Türklerle paylaşıyor ve onlara yardımcı olmaya çalışıyorum.


Biraz da günümüze dönemlim. Macaristan'daki günlerini nasıl geçiriyorsun?
Şu sıralar çok yoğun çalışıyorum. Büyük Türk yatırımı olan "Ramada by Windham Budapest City Center" otelinin finans ve danışmanlık işlerinde çalışıyorum. Hafta sonları geziyor, evde ise resim yapıyorum. Şu sıralar her bir Türk şehrini anlattığım resim tabloları yapıyorum. Bu yaptığım tablolar ileride bir sergi yapmayı düşünüyorum. Bunun yanında arkadaşlarımı büyük Türk kahvaltılarına davet ediyorum. Her zaman kendimi geliştirmeye ve bu yönde eğitimler almaya devam ediyorum. İnsanın kendini geliştirmesi çok önemli.


Türkiye'ye çok seviyorsun. Peki önümüzdeki Türkiye seyahati ne zaman?
08 Ekim 2021 tarihinde Türkiye'ye hem iş hem de tatil için gideceğim. Tekirdağ, İzmir ve Ankara şehirlerini ziyaret edeceğim.


Ankara'dan söz etmişken senin Mustafa Kemal Atatürk sevginden bahsedelim. Atatürk ile ilgili neler söylemek istersin?
Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkler için ne kadar önemli bir şahsiyet olduğunu biliyorum. Ankara'ya gittiğimde Anıtkabir'i ziyaret edip Atatürk'ün huzuruna çıkacağım. Kendi odamda, duvarda Atatürk'ün imzasının olduğu bir tablo var. Saygımdan astım. Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti için kendi canı pahasına ne kadar çok mücadele verdiğini biliyorum. Türkler Atatürk gibi bir liderleri olduğu için çok şanslılar.


Son olarak söylemek istediklerin nelerdir?
Bu güzel röportaj için öncelikle sana çok teşekkür ederim. Ben ne kadar çok Türkiye'yi seviyorsam sen de benim ülkem Macaristan'ı çok seviyorsun. Macaristan, Macar kültürü ile ilgili çok kaliteli yazılar yazıyorsun, çeviriler yapıyorsun, haberler paylaşıyorsun. Türklere Macaristan ve Macar Kültürünü tanıtıyorsun. Bu çok önemli ve değerli bir şey. Bu konuda çok emek sarfediyorsun. Macaristan konusunda çok geniş bir bilgiye sahipsin. Bu kadar bilgiye sahip, kaliteli paylaşımlar yapan, araştırmalarda bulunan çok az kişi var. Sen de bunlardan birisin. Bir Macar olarak hem kendi adıma hem de ülkem adına sana çok teşekkür ediyorum ve seninle çok gurur duyuyorum.


Berta Barlovics benim tanıdığım Macarlar içerisinde Türkçeyi çok akıcı bir biçimde konuşabilen bir Macar. Ay-Yıldızlı dövmesiyle Türkiye aşığı bir Macar.

11 Eylül 2021 Cumartesi

6 Aylık Macaristan İzlenimlerim

11 Eylül 2021 tarihi itibariyle tam 6 aydır Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de yaşıyorum. Bu yazımda 6 ay boyunca Macaristan'da karşılaştığım durumları ve yaşadığım tecrübeleri anlatacağım.


Daha önce Macaristan'a 2006, 2009 ve 2014 yıllarında geldim. Macaristan ile serüvenimiz neredeyse 15 yılı buluyor. 

14 Temmuz 2021 Çarşamba

Anadolu Mutfağı'nı Budapeşte'ye Getiren Restoran: Türkiz Restoran

Budapeşte yıllardır kaliteli ve şık bir Türk restoranına hasretti. Böyle bir restoranın eksikliği orada yaşayan Türkler tarafından sıklıkla dile getiriliyordu. Nihayet bu hasret 01 Temmuz 2021 tarihinde Türkiz Restoran'ın açılmasıyla son buldu. Ben de davetli olarak 10 Temmuz 2021 tarihinde Türkiz Restoran'ın muhteşem yemeklerini deneme fırsatı buldum.

Türkiz Restoran

Restorana girdiğimizde ilk gördüğüm şey oldukça kalabalık oluşu ve içerde boş masanın olmamasaydı. Macar ve Türklerin ilgisi restorana oldukça üst düzeydeydi. Biz de teras denilen dışarı kısımda yer bulduk ve yemeklerimizi bekledik. 

Türkiz Restoran'ın Giriş Kısmı

Türkiz Restoran'ın menüsünde yemeklerin çeşitliliği hemen göze çarpıyor. Türkiye'de bulabileceğiniz yemeklerin hemen hemen tümünü bu restoranda bulabilirsiniz.

Restoran'ın menüsü

Biz yemeğimizi beklerken önden mezelerimiz geliyor. Yanında sıcak pide ile. Servis biraz yavaş olsa da yeni açılan bir restoran için kabul edilebilir bir seviyede. Restoran'ın işletmecisi Bilal Aslan yanımıza uğruyor. 10 günlük bir restoran olduklarını ve eksiklikleri hızla gidereceklerini söylüyor.

Urfa Kebap gerçekten muhteşem...

Ana yemek seçimimi Urfa Kebap olarak yaptım. Türkiye'de nasıl güzel bir Urfa Kebap yediysem burada eksiği yok fazlası var. Gerçekten muhteşem bir lezzet. Etin kalitesi ve kıvamında pişirme de hemen kendini belli ediyor. Zaten mutfaktaki şefler İstanbul'un ünlü restoranı Kaşıbeyaz'dan gelmişler. Yılların şefleri, hünerlerini Budapeşte'de konuşturmaya devam ediyorlar.

Türk çayı da tazeydi...

Yemeğimizin üstüne de taze bir Türk çayı içtiysek artık Türkiz Restoran'ı keşfetme vakti geldi diyebiliriz.

Türkiz Restoran daha ilk günlerden kalabalık...

Restoranın ambiyansı ise gerçekten takdire şayan. 

İç mekan

Biraz da restoran ile ilgili bilgiler vereyim: Restoran'ın yeri Budapeşte'nin en güzel yerlerinden birinde. Parlamento binasına oldukça yakın bir noktada.

Adresi: 1051 Budapest, Nádor utca 36 (Budapeşte V. Bölge)
Rezervasyon için: 
Telefon: 06 70 3667 666
E-Mail: reservation@turkizrestaurant.com
Çalışma Saatleri: Hergün 12.00 - 00.00 arası