Hungarolog Onur Şahin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hungarolog Onur Şahin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2020 Salı

Macarlar'ın Heykeli Dikilen Kahraman Köpeği: Mancs

Adı: "Mancs". "Manç" diye okunuyor ve Türkçe'de "Pati" anlamına geliyor. Mancs 1994 yılında Macaristan'ın Miskolc şehrinde bir Alman çoban köpeği olarak dünyaya geldi. Bu muhteşem köpek özel olarak eğitildi ve arama kurtarma konusundaki inanılmaz yetenekleri ile Macaristan’ın en önemli arama-kurtarma ekibi olan Spider'ın bir parçası oldu.



Mancs

Mancs'ı László Lehóczki sahiplendi. Altı aylık olduğunda arka ayaklarından birini doğru dürüst kullanamıyordu. Veteriner kemiklerinin düzgün gelişmemiş olduğunu kafa yapısında da şekilsel bozukluk olduğunu tespit etti. László Lehóczki ise Mancs'ın çok iyi bir arama kurtarma köpeği olacağını hissetti. Bu doğrultuda eğitim verildi ve 1996 yılından itibaren Miskolc Spider Arama-Kurtarma ekibinin bir üyesi oldu.

Mancs'ın özel yeteneği, deprem enkazının altında sıkışıp kalmış depremzedeleri bulmak ve üyesi olduğu arama kurtarma ekibine haber vermekti. Mancs o kadar yetenekliydi ki sadece deprem enkazının altında kalan insanların yerini bulmakla kalmıyor, onların hayatta olup olmadığını da haber verebiliyordu. Hayatını kaybetmiş bir insanı hissettiğinde yere uzanıyordu, enkazın altında canlı bir insan hissettiğinde ise ayağa kalkıyor, kuyruğunu sallıyor ve havlıyordu.

László Lehóczki ve Mancs

Mancs ve sahibi László Lehóczki, El Salvador ve Hindistan'daki 2001 depremleri de dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde deprem kurtarma ve doğal afet misyonlarında yer aldılar. Mancs, 17 Ağustos 1999 İzmit depreminden 82 saat sonra deprem enkazından 3 yaşındaki bir kızı kurtarmaya yardım ettiğinde meşhur oldu.

17 Ağustos 1999 İzmit Depremi ve Mancs
17 Ağustos 1999 tarihinde 45 saniye süren deprem İzmit’in Bekirpaşa beldesinde dört katlı bir evi yerle bir etmişti. Enkaz altında bir çocuğun olduğu söylendi. Mancs’a küçük çocuğun yorganını koklattılar. Mancs heyecanla yerini gösteriyor, kuyruğunu sallıyor ve eşeleniyordu. Ekibin çalışmaları sonucunda küçük çocuğun hala canlı olduğu tespit edildi. Ancak ulaşılması zor bir yerde sıkışıp kalmıştı. Kurtarma çalışmaları uzadı. Çalışmalar devam ederken Mancs çocuğun hayatta kalabilmesi için daracık bir yerden geçerek ona su taşıdı. Yıkıntıdan her çıkışında kuyruğunu sallıyor, yaşadığını haber veriyordu. Macar kurtarma ekibi ve köpekleri Mancs, üç yaşındaki Hatıra Kaplan'ı 82 saat sonra enkaz altından canlı çıkarmayı başardılar.

Depremden bir sene sonra Köseköy beldesindeki prefabrik konutlarda buluştular. Mancs’ın Hatıra'sı büyümüş, sarı saçlı ve renkli gözlü sevimli bir kız çocuğu olmuştu. Mancs’tan ağzındaki buketi usulca çocuğun önüne koyması beklenirken, Hatıra Kaplan'ın sesini duyar duymaz fırlattı attı. Sevinçten çılgına dönmüş bir halde Hatıra’sına koşuyordu. Kavuşma anında kuyruğunu sallıyor, yalıyor ve neşeyle havlıyordu. Bu, onların son buluşması oldu...

Mancs ve Hatıra Kaplan (2000)

18 Aralık 2004 tarihinde Miskolc şehir merkezinde, Szinva deresi ve yeni meydanın yakınında bir Mancs hayatta iken heykeli dikildi. Heykeli, heykeltıraş Borbála Szanyi tarafından yapıldı.

Miskolc şehir meydanındaki Mancs heykeli

Mancs, 22 Ekim 2006 tarihinde heykelinin dikilmesinden yaklaşık 2 yıl sonra, ardında onlarca kahramanlık hikayesi bırakarak 12 yaşında zatürreden öldü.

Mancs'ı anıyorlar...

Mancs. Miskolc'luların ünlü hayat kurtaran köpeği. 1996'dan beri "Spider Kurtarma Ekibi" üyesi. Dünya'nın çeşitli ülkelerinde 100'den fazla insanın hayatını kurtardı.



Spider Kurtarma Ekibi, insanların hayatlarını kurtarmak için verdiği 20 yıllık özverili çalışmalar nedeniyle 2015 yılında Avrupa Vatandaşlık Ödülü'nü aldı. 1999 yılında Mancs'ın kurtardığı kız Hatıra Kaplan, törene onur konuğu olarak katıldı ve Miskolc'taki Mancs heykelini ziyaret etti.

Hatıra Kaplan Miskolc'teki Mancs heykelinin yanında (2015)
Mancs Filmi
Mancs filmi 2013 yılında çekildi ve biraz gecikmeden sonra nihayet 2015 yılında vizyona girdi. Gerçek hayat ve animasyon'un birbiriyle iç içe geçtiği film Macarlar'ın kahraman köpeği Mancs'ın hayatını anlatıyor. 



Bugün Macaristan'da çoğu köpeğe Mancs ismi veriliyor. Macarlar, heykelini diktikleri kahraman köpek Mancs'ın hatırasını böyle yaşatmaya devam ediyor...

11 Eylül 2016 Pazar

Ziyaret Ettiğim Macar Şehirleri

Sziasztok mindenkinek! Herkese merhaba! 2. ülkem "Második hazam" olarak adlandırdığım Avrupa'nın en güzel ülkesi Macaristan'a ikisi devlet bursuyla olmak üzere toplamda 3 kere gittim. Bu seyahatlerimde birkaç şehir hariç hemen hemen tüm Macar şehirlerini gezdim. Bu yazımda sizlere ziyaret ettiğim Macar şehirleriyle ilgili izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım. Umarım beğenirsiniz.
Hungarolog Onur ŞAHİN Budapeşte'de...

Budapeşte: Tuna'nın incisi Budapeşte her konuda size başkent olduğunu hissettiriyor. Bunu diğer Macar şehirlerine gittiğinizde anlıyorsunuz. Budapeşte bir yana diğer şehirler bir yana diyorsunuz. Ülke nüfusunun yaklaşık 5'te 1'ini barındıran bu güzel şehir aynı zamanda Avrupa'nın en güzel ışıklandırılan şehirleri arasındadır. Aslında Budapeşte'yi çok fazla anlatmak istemiyorum. İmkanı olan hayatında en az 1 kere gitmeli ve o muhteşem güzelliği görmeli...
Parlamento Binası - Budapeşte

Debrecen: 2006 yılında 1 ay kaldığım Debrecen'de huzuru bulmuştum diyebilirim :) Sakin, güvenli ve huzurlu bir şehir. Trafikte son derece saygılı sürücülerin olduğu Debrecen'de otobüs ve kamyon sürücüleri bile anında durup size yol veriyor. Düzeni, sakinliği, güven verici yapısıyla yaşanılası bir şehir. Kaldığım süre zarfında diğer şehirlere nazaran çok az sayıda polis aracı görmem de güvenli bir şehir olduğunu kanıtlıyor. Aynı zamanda Debrecen nüfus bakımından ülkenin 2. büyük şehri. Macaristan'ın doğusunda, Romanya sınırına yakın bir bölgede bulunan şehir, son derece saygın bir eğitim veren üniversitesiyle birlikte bölge öğrencileri açısından cazip konumda. Üniversitesi tıp eğitimi alanında iddialı.
Debrecen

Szeged: 2014 yılında ziyaret ettiğim Szeged tam bir öğrenci şehri. Aynı zamanda kendimi en rahat hissettiğim Macar şehri. Tabiki diğer şehirlerde de rahat hissettim fakat Szeged sanki biraz daha rahat ve turistik bir şehir gibi geldi. Bunda öğrenci şehri olmasının etkisi var diye düşünüyorum. Ayrıca Tündérkonyha'da yediğim Macar yemeklerini de es geçmeyeyim. Gerçekten çok lezzetliydi. Sloganları da "Ha nem ízlik, nem kell kifizetni" Türkçesi "beğenmezseniz ödemek zorunda değilsiniz". Szeged'i gerçekten beğendim. Budapeşte'den sonra favori şehrim diyebilirim.
Szeged
Pécs: Pécs tarihi bir şehir. Bunu sokaklarında ve caddelerinde gezerken hemen anlıyorsunuz. Macaristan'daki Osmanlı dönemine ait en çok tarihi eserimiz bu şehirde yer almaktadır. Bunlardan bazıları "Gazi Kasım Paşa Camii, Yakovalı Hasan Paşa Camii, İdris Baba Türbesi"dir. Diğer Macar şehirlerine nazaran çok da düz bir şehir değildir Pécs. Kuzey tarafında yer alan Mecsek tepeleri şehrin az da olsa yokuşlu ve engebeli bir yapıda olmasına yol açar. Pécs'te çok sayıda Alman kökenli Macar vatandaşı yaşamaktadır. Habsburg etkisiyle birlikte 1688 yılından itibaren Almanlar bu şehre yerleştirilmiştir.
2010 yılında İstanbul ve Essen ile birlikte Avrupa'nın Kültür Başkentliği'ne ev sahipliği yapmıştır. Pécs diğer Macar şehirlerine göre Budapeşte'den sonra yayıldığı alan bakımından en büyük şehirlerden biri gibi geldi bana.

Hungarolog Onur ŞAHİN'in objektifinden Pécs

Kecskemét: Budapeşte'nin yaklaşık 80 km güneyinde bulunan Kecskemét önemli bir kavşak noktasıdır. Güzel havası, doğası, parkları, huzurlu yapısı ve çoğu şehre yakın olması nedeniyle sevdiğim şehirlerin başında gelir. 10 gün kaldığım şehirde mutlu oldum diyebilirim. Hayat biraz daha yavaş akıyor gibi Kecskemét'te. Ayrıca şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Evdeki çeşmelerden gelen su bile bir başkaydı. Resmen kaynak suyu gibiydi. Doğal güzellik ve kafa dinleme açısından favori şehrim :)
Ayrıca Mercedes fabrikası da bu şehirde bulunmaktadır.
Hungarolog Onur ŞAHİN'in objektifinden...
Miskolc: Bu şehirde 1-2 saat geçirmiştim yalnızca. Aklımda kalanlar ağır sanayi şehri olduğu şeklindeydi. Nispeten büyük bir şehir ve yayıldığı alan geniş.
Miskolc
Szolnok: Macaristan'da sevemediğim ender şehirlerden biri. Bana soğuk, kasvetli ve beton yığını bir şehir gibi geldi. Soğuk Savaş yıllarından kalan binaları ile bana itici geldi Szolnok. Şehrin ortasından Tisza nehri geçiyor fakat çok yeşillik göremedim bu şehirde. Sadece pazarı meşhur galiba. Pazarı'nda baya bir vakit geçirmiştim. Her türlü sebze meyve çeşidi vardı diyebilirim.
Hungarolog Onur ŞAHİN'in objektifinden Szolnok

Székesfehérvár: Macarlar bu şehire kısaca Fehérvar diyor. "Sandalyeli/tahtlı beyaz kale” anlamına gelmektedir. Szék kelimesi şehrin Macar Krallığı’nın başlangıç yüzyıllarındaki önemli rolü ile ilgilidir: szekhely bir kraliyet ikametgahı, merkez anlamına gelmektedir. Kutsal Krallık Doktrini’nden doğan zorunluluğa gore ilk Macar kralları burada taç giydi ve buraya gömüldü. Bu sebeple bu şehir önemli bir konuma sahip. Aynı zamanda büyük bir sanayi şehri. Ikarus otobüs fabrikası, Videoton televizyon ve radyo fabrikası bu şehirde bulunmaktadır.
2009 yılında Kodolanyi Janos Üniversitesi'nin daveti üzerine bu şehirde 4 gün geçirmiştim. Özetlemek gerekirse Budapeşte'den sonra baya bir sıkılmıştım bu şehirde. Üniversite yurdunun yakınında yer alan gölün kenarında oturup akşamları sohbet etmiştik Macar arkadaşlarımızla.
Székesfehérvar

6 Mayıs 2016 Cuma

Antalya Expo 2016 ve Macaristan Bahçesi Ziyaretim

Herkese merhaba. Fırsat bulup geçtiğimiz haftasonu Expo 2016'ya gittim. Expo 2016, Türkiye'nin tanıtımı için çok güzel bir organizasyon olmuş. Emeği geçen herkese teşekkür etmek lazım. Biletimi turnikede okutup Expo turuma başlıyorum. Birbirinden güzel yapıları ve bahçeleri gezdikten sonra hemen gözlerim Macaristan bahçesini aradı :) Macaristan bahçesi, Azerbaycan bahçesi'nin hemen sol tarafında yer alıyor. Merkezi diyebileceğimiz bir yerde fakat henüz inşa aşamasında ve tam olarak faaliyete geçmemiş vaziyette. Faaliyete geçtiği zaman tekrar gidip detaylı bir inceleme yazmayı düşünüyorum.

Bahçeleriyle ve yapılarıyla muhteşem bir organizasyon - Expo 2016

Çiçek bahçeleri organizasyona ayrı bir hava katmış.

Expo Kulesi tüm ihtişamıyla duruyor.

Şimdi de Macaristan Bahçesi'ne doğru yol alıyoruz.

Ülke tabelası

Tahtadan oluşan konsept etkileyici.

Girişte bizi ünlü Macar Komutan Miklós Zrínyi büstü karşılıyor.

İç Mekan

Kanuni Sultan Süleyman Büstü

Yeşil Kent Hareketi'nin Macar Eserleri

Ve son olarak da Macaristan Bahçesi'nin Expo 2016 Haritası'ndaki konumu



18 Eylül 2015 Cuma

Küçücük bir ekonomi, bir tabak Gulaş değildir Macaristan!


http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/gulse-birsel_488/ne-kiymetli-ulkeniz-varmiiis_30058825


Yukarıdaki linkte bulunan köşe yazısından dolayı Gülse Birsel'i kınıyorum. Kendisi, günümüzde Avrupa'da yaşanan göçmen sorunu üzerinden Macaristan ile ilgili haklılık payı olmayan ithamlarda bulunmuştur. Yazıyı okursanız göreceksiniz. Öncelikle Macaristan'ı eleştirmeden önce yüzyıllar boyunca bu ülkenin Avrupa medeniyetleri için tampon bölge görevini gördüğünü söylemek lazım. Diğer bir değişle Avrupalılar krallıklarını ve medeniyetlerini korumuşlarsa bunda Macaristan'ın payı büyüktür. Günümüzde de amaç Schengen bölgesini korumaktır. Macaristan şu anda geçmiş yüzyıllarda başına gelen durumu yaşıyor. Yani yalnız bırakılıyor. Medya da bu olayların üstüne gidiyor. Budapeşte'de mülteci çocuklar için kurulan sinevizyon cihazında çizgi filmler izletiliyor. Halk, otoyollarda göçmenler için yol kenarlarına su ve yiyecek maddeleri bırakıyor. Göçmenlere destek için onbinlerce Macar'ın katıldığı yürüyüşler düzenleniyor.


Macar Polisi göçmenlere yiyecek ve içecek maddesi yardımında bulunuyor.

Son derece köklü bir millet olan Macarlar, oldukça gururlu ve onurlu insanlardan oluşan bir halktır. Özgürlükleri için 1956 yılında yaptıkları mücadele bunun en somut örneğidir. Günümüz yaşamında aktif olarak kullanılan önemli buluşlara imza atmış Macarlar, Avrupa ve Dünya için çok şey ifade etmektedir. Küçücük bir ekonomi, bir tabak gulaş değildir Macaristan. Çok daha ötesidir. Hele ki Cumhuriyeti'mizin yeni kurulduğu yıllarda Macar mimarlar, işçiler ve bilim adamlarının yaptıkları katkılar unutulmamalıdır. Özellikle Türk-Macar halkları arasındaki bağ belki de dünyanın hiçbir yerinde yoktur. İlk Türkoloji Enstitüsü Macaristan'da kurulmuştur. Bu kadar Türkleri seven ve Türkiye'yi her alanda destekleyen bir ülkeye böyle bir yazı yazılmaması gerektiğini düşünüyorum. Her insanın kendi ülkesi kıymetlidir. Medyanın gösterdiği gibi bir ülke değildir Macaristan.